REİKİ
9/5/2009 ·
Bizler, Sevgi’nin varlığımızın kaynağı olduğunu daima hatırlıyoruz ve insanın kendi ışığını bulma yolundaki adımlarının destekçisiyiz. Bizler, bütünün hayrını hedefleyen enerjiyiz, Can’ız, Canda nefesiz, Işığız, Sevgi’yiz. Bizler, insanı sınırlayan öfke ve endişe kalıplarının tekamülümüze engel olduklarının bilincindeyiz. Bizler, Evren’in huzurunun , kişinin huzurundan başladığının farkındayız. Bizler, besleyici olabildikçe beslenebildiğimizi biliyoruz. Bizler, yok saydıklarımızın kaygısını değil, var olanların gururunu taşıyoruz. Bizler, sizleriz, bizler REİKİ’yiz... |
Kanji Japoncası iki kelimeden; Rei: ( Her yerde var olan, evrensel ) ve Ki:( Canlı hücrede var olan enerji, yaşam enerjisi )'den oluşan birleşik bir kelimedir. Reiki’nin saygıdeğer büyük üstadı Hawayo Takata’nın tanımı ile “Evrensel Yaşam Enerjisi” olarak benimsenmiştir. Ruhsal yaşam enerjisi, sevgi dolu yaşam enerjisi gibi tanımlar da verilen Reiki, burada geçen sıfatlardan da anlaşılacağı gibi salt enerji olarak kabul edemeyeceğimiz, bunun çok ötesinde bilinci olan bir şifa enerjisidir. İhtiyaç duyulan bir konuda problemin nedenine inip bulan ve çözen bir enerjidir. Reiki’nin ne olduğunun öncesinde Reiki’nin ne olmadığından bahsetmek faydalı olacaktır. Sadece bir meditasyon tekniği olarak görmek yine Reiki’yi tanımlamada yetersiz olacaktır. |
Tek bir seminere katılmakla hemen uygulayıcı olabilme gerçeği çoğu kimsede inandırıcılık yönünden tatmin edici olmayabilir. Belki de en hoş olan kısım da buna rağmen sistemin mükemmel çalışması ve bu ulvi enerjinin önkoşulsuz, önyargısız, saf sevgi ve şefkatle tüm canlıları kucaklayabilmesidir. |
Tibet'in Gençlik Pınarı
9/9/2008 ·
Uzunca zamandır yazamadım.. sanırım bu blog kadar da daldan dala konan başka bir blog yoktur
olsun.. zararı yok..
zaten kendi kendime yazıp duruyorum kimsenin birşey dediği yok 
Son günlerde Turgay hocanın sitesine ve özellikle de foruma kafayı iyice taktım.. (atılmaktan da korkar oldum) www.turgayreiki.com/forum .. kısa zamanda aralarına katılmayı gerekli seminerleri alabilmeyi çok istiyorum.. bakalım hayırlı olan zamanı sabırla bekliyorum.. sitede bugün okuduğum, bugün ilgili kitabın siparişini verdiğim ve bugün başlamayı planladığım tibetin gençlik pınarını ise aşağıda alıntı olarak verdim.. gelişmeleri de inşallah buraya kaydederim sürekli..
haydi bakalım.. başlayalım...
not: bu bir din değildir, "ayin" kelimesinin kullanılmış olması aklınızı karıştırmasın.
MUCİZEVİ 5 TİBET HAREKETİ'Nİ YAPAN YAŞLANMIYOR
| Dünyanın dört bir tarafında binlerce insan tarafından uygulanan mucizevi Tibet Ayinleri'ni oluşturan 5 hareketi aşağıda resimlerle göstermeden önce faydalarını tekrarlamakta yarar var: Tibet'in Gençlik Pınarı hareketleri veya Tibet Ayinleri (Tibetan Rites) adıyla dünyaya yayılan ancak bildiğimiz anlamda dinsel ayinle hiç bir ilgisi olmayan bu 5 hareketin düzenli yapılması durumunda kişiye sağladığı yararlar arasında şunlar sayılıyor: Daha genç bir görünüm, ciltte ve saçlarda canlanma, kırlaşmış saçlarda yeniden koyulaşma, düzenli ve sağlıklı bir uyku, sabahları dinç ve canlı uyanmak, belkemiği, eklem problemleri gibi ciddi romatizmal rahatsızlıklardan ve ağrılardan kurtulmak, hafızada güçlenme, fazla kiloların verilmesi, göz bozukluklarında düzelme, fiziksel güçte artış, duygusal ve zihinsel sağlık, uyum ve yüksek enerji... "5 Ayin" Egzersiz Programı'na Başlarken
1. HAREKET Kollarınızı omuzlarınızın hizasından yere yatay durumda açarak dik durun. Başınız hafifçe dönene kadar saat yönünde kollarınız açık dönün. Dönüşlerinizin sayısını yavaşça 1'den 21'e kadar arttırın. Nefes alıp verme: Dönüşlerinizi yaparken karnınızdan derin bir şekilde nefes alıp verin. ![]() Faydaları: Dolaşımı geliştirerek varisli damarlar, osteoporoz ve bas ağrılarına iyi geliyor. Her gün yapmak tüm bedeni gençleştiren bir süreci başlatabilir. 2. HAREKET Sırtüstü olarak yere yatın. Kollarınızı, avuçiçleriniz yere bakar şekilde, parmaklar kapalı, iki yanınıza uzatın. Çenenizi göğsünüze gömecek şekilde başınızı yerden kaldırın. Bunu yaparken bacaklarınızı, dizlerinizi kırmadan dümdüz yukarı kaldırın. Hatta mümkünse başınıza doğru çekin. Bu arada dizleri kırmamalısınız. Sonra yine ağır ağır dizlerinizi kırmadan bacaklarınızı ve başınızı yere doğru indirin. Kaslarınızı gevşettikten sonra yeniden harekete başlayın. Nefes: Başınızı ve bacaklarınızı kaldırırken derince nefes alın, indirirken verin. ![]() Faydaları: Tiroit bezi, böbreküstü bezleri, böbrekler, sindirim organları ve prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organlar ve bezler üzerinde onarıcı bir etkisi var. Arterit, osteoporoz, düzensiz regller, menopoz semptomları, sindirim ve bağırsak sorunları, sırt ağrısı, bacak ve boyunlardaki sertliğe iyi geliyor. 3. HAREKET Bedeniniz dik duracak şekilde dizlerinizin üzerine oturun. Ellerinizi baldır kaslarınızın üzerine yerleştirin. Çeneniz göğsünüze değecek şekilde başınızı ve boynunuzu öne doğru sarkıtın. Ardından bel kemiğinizi mümkün olduğunca geriye doğru yaylandıracak şekilde başınızı ve boynunuzu geriye doğru sarkıtın. Bu egzersiz boyunca ayaklarınız yere dik, ayakparmaklarınız kıvrık durmalı. Geriye doğru yaylandıkça el ve kollarınızla baldırlarınızdan güç alacaksınız. Mümkün olduğunca geriye doğru yaylandıktan sonra bedeninizi doğrultun ve harekete baştan başlayın. Nefes: Omurganızı yaylandırırken karnınızdan derin bir nefes alıp, doğrulurken nefesinizi verin. ![]() Faydaları : İkinci gibi üçüncü de tiroit bezlerini, böbreküstü bezleri, böbrekleri, sindirim sistemi organlarını ve prostat ile rahmi de içine alarak cinsel organları gençleştiriyor. Menopoza girmiş ve düzensiz veya tembel regl dönemleri geçirme eğilimindeki kadınlar için özellikle iyi. 4. HAREKET Ayaklarınız arasında biraz mesafe bırakıp bacaklarınızı dümdüz öne uzatarak yere oturun. Gövdesiniz dik dururken, ellerinizi avuçiçleriniz yere bakacak şekilde kalçalarınızın iki yanına koyun. Çeneniz göğsünüze değecek şekilde, başınızı öne doğru sarkıtın, ardından başınızı mümkün olduğunca geriye doğru sarkıtırken kollarınızdan kuvvet alarak kalçalarınızı havaya kaldırın. Gövdeniz havada, kollarınız dimdik, dizleriniz 90 derece kırılmış dururken bedeninizdeki tüm kasların kasıldığını hissedin. Başlangıçtaki oturur pozisyona dönerken kaslarınızı da gevşetin. Tekrarlamadan önce biraz dinlenin. Nefes: Gövdenizi kaldırırken derin bir nefes alın, kaslarınızı sıkarken nefesinizi tutun, yere inerken nefesinizi bırakın. ![]() Faydaları: Tiroit bezi, sindirim sistemi, prostat ile rahmi de içine alacak şekilde cinsel organları ve bezleri dolaşım ve lenfatik akış üzerinde canlılık veren bir etkisi var. Karın bölgesini, uylukları, kolları ve omuzları güçlendirir. eğer sinüs tıkanıklığınız varsa bu hareketin burun deliklerinizi açtığını da fark edebilirsiniz. 5. HAREKET Yüzükoyun yere uzanın. Hareket boyunca yere koyduğunuz ellerinizden ve ayak parmaklarınızdan güç alacaksınız. Gövdeniz bir sarkma pozisyonu alacak şekilde kollarınız yere dik dururken, omurganızı öne doğru yaylandırarak başlayın. Bir yandan da başınızı mümkün olduğunca geriye doğru sarkıtın. Ardından ayaklarınızı yere tam basarak kalçanızı yukarıya doğru çekin, bedeniniz ters bir V şeklinde dururken çenenizi de göğsünüze doğru çekin. Sonra tekrar kalçanızı yere doğru sarkıtıp sırtınızı yaylandırın. Nefes: Bedeninizi yukarı doğru çekerken derin bir nefes alın, aşağı inerken nefesinizi bırakın. ![]() Faydaları: bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkisi olan dolaşım ve lenfatik akışın geliştirilmesine yardımcı olur. Derin soluk alıp vermeyi, enerji ve canlılığı uyarır. Diğer hareketlerde olduğu gibi özellikle menopoz ve düzensiz regl dönemleri semptomlarını hafifletiyor. Not: Yukarıdaki şemalar ve bazı bilgiler LifeEvents.org adlı siteden alınmıştır |
söz bitti.. üstad başlıyor...
31/5/2008 ·
haq ali ali moula ali...
ali naam-e-manasto manam ghulaam-e-ali
hazaar jaane girami fidaye naam-e-ali
hydariyam kalam daram mastam
banda-e-murtaza ali hastam
peshwa-e-tamaam rindanam, ke sage ku-e-sher-e-yazdaakam
kabhi diwaar hilti hai, kabhi dar kaanp jaata hai
ali ka naam sunkar abbhi khyber kaanp jaata hai
shah-e-mardaan ali
la fatah illah ali; shere-e-yazdaak ali, ali haqqq haqqq haqqq
ali ali ali ali ali ali ali ali...
jab jaan mere tan se nikle tan pe mere yehi hoga
japle-japle re manwaa; yehi naam saccha hai pyaare
isi naam ne diya raaz haqeeqat ko
main kisi benawaan se kehtaa hun
sabke hajit rawaan se kehtaa hun
baat sher-e-khuda se kkehta hun
door ho ja najar se e mushkil
kyonki mushkil kuchal ke kehtaa hun kyonki who hai mere ali ali ali
shah-e-mardaan ali
la fatah illah ali; shere-e-yazdaak ali, ali haqqq haqqq haqqq
ali ali ali ali ali ali ali ali
ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
hai tan par ali ali ho zubaan par ali ali
hey mar jaaon to kafan pe bhi likhana ali ali
hey maula, maula maula ali maula
ali maula ali maula ali maula ali maula
bagair hudde ali mudaha nahin milta
ibaadaton kaa bhi hargiz sila nahin milta
khuda ke bando suno gaur se khuda ki kasam
jise ali nahin milte khuda nahin milta
kasak talash na kuch bus-hatey nazar se mila
nishan-e-manzil-e-maqsood rahbar se milaa
ali mile to mile khana-e-khuda se hamein
khuda ko dhoonda to who bhi ali ke ghar se mila
ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
khuloos-e-dil se ali ka jo naam leta hai
wohi to lazzat-e-umar-e-tamaam leta hai
khuda ke bando suno gaur ke khuda ki kasam
ali ka naam to girton ko thaam leta hai
haqq! ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
paigambari ke chaand ka haala ali ali
katil ki tirgee ka ujaala ali ali
paigam-e-kintagaar ka jauhar ali ali
imaan ke sabab ka kauhar ali ali
maula-ye-ali maula maula
haqq! ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
mustaq-e-gibrail-e-muqarram ali ali
maula-e-qayanaat-e-muadzam ali ali
sardaar-e-ambiyadat tabassum ali ali
chashm-e-junoob-afzal-akram ali ali
haqq! ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
ibaadaaton ka jo unwaan hai to zikr-e-ali
kamaal-e-markaz-e-imaan hai to zikr-e-ali
sakoon-e-kalb ka samaan dhoondane waalo
sakoon-e-kalb ka samaan hai to zikr-e-ali
haqq! ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
maujood-e-kaaba-deen-e-maqammal ali ali
paigambari ka shahid-e-awwal ali ali
dir-de-zubaan-e-ehl-e-zaamana ali ali
yakhtar-e-roz gal-e-yeh gaana
altaaf-e-bebadal ka khazaana ali ali
insaan ki azmaton ka taraana ali ali
haqq! ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
nazar haqeeqat shanaaz payi to kyaa kahun kis adaa ko dekha
har-ek zarre main jalwaan farmaan mohammad-o-murtaza ko dekha
kasam khuda ki ali nabi se nabi ali se judaa nahin hai
ali ko dekha nabi ko dekha, nabi ko dekha khudaa ko dekha!
haqq! ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
sahar hui shab-e-meraaj ki to logon ne
jamaal-e-paak rukh-e-sayyad ul bashar dekha
kahaa gulaamon ne hamse bhi kijiye irshaad
jo kuch huzoor ne yaasha-arsh par dekha
to harfashaa hue naal-e-lam-e-rusool-e-kari
ajeeb martaba hyder ka arsh par dekha
wali wali ki sadaa thi jahaan pahunche
ali ali nazar aae jahaan dekha
deed hyder ki ibadat hai ye farmaan e nabi
deed hyder ki sab kar lo deed hyder ki
jinki mehfil hai wo mehfil mein zaroor aate hai!
deed hyder ki sab kar lo deed hyder ki
nigahen raah mein bichha do ke aap aaye
dilon ko farsh banaa do ke aap aaye hai!
deed hyder ki sab kar lo deed hyder ki
deed hyder ki ibadat hai ye farmaan e nabi
hai ali: rooh-e-nabi jism-nabi jaan-e-nabi
gul-e-taqheed ali, haqq ki shamsheer ali
peer-on-ke-peer ali! haqq!
haqq! ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
har ek wali ki dil sadaa hai ali ali
kul-daibaree ki aabo hawaa hai ali ali
jo aaye haq rah-numaa hai ali ali
mahboob-e-mustafaa khuda hai ali ali
haqq! ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq; ali ali ali maula ali ali haqq
shah-e-mardaan ali
la fatah illah ali; shere-e-yazdaak ali, ali haqqq haqqq haqqq
ali ali ali ali ali ali ali ali...
BIG BANG
31/5/2008 ·
Konu-1 BIG BANG
Okuduğum kitaplardan öğrendiğim yeni şeyleri yazmak istediğimden bahsetmiştim, ama kitap kitap ele almanın oldukça uzun süreceğini düşündüğümden konu konu ele almayı uygun gördüm.. (yada karma karışık bişey çıkar ortaya…) ve ilk konu olarak BİG BANG i seçtim. Yani evrenin yaratılışı.. creation of universe.. artık kimse farklı kelimlerin ardına sığınmıyor, herkes bir yaratıcı tarafından evrenin yaratıldığını kabul ediyor. Big Bangin en büyük ispatı evrenin şu an bile genişlemesinden yola çıkılarak yapılıyor. Yani evren şu anda ble genişliyor, yıldızlar galaksiler birbirinden uzaklaşıyor.. Beni oldukça heyecanlandıran bu konuyu nasıl sırayla özetleyeceğim satırlra dökeceğim hala kestiremedim.. umarım çok fazla karıştırmam…
Öncelikle bir zaman… zamanımızdan yaklaşık 14 milyar yıl önce..
Bir zaman diliminde… 10 -43 sn..
Nedir bu 10 üzeri eksi kırk üç?
10 -43 saniye demek bir saniyenin milyonda birinin, milyonda birinin, milyonda birinin, milyonda birinin, milyonda birinin, milyonda birinin, onda biri demektir.
İşte kainat, bu zaman aralığında yaratılmaya başlamıştır. Bu kısacık ana “Planck zamanı” veriyor bilimciler.
Mekan 10
Sıcaklık 10 -32 derece!! Evrendeki en yüksek sıcaklık.. en korkunç cehennemi bir fırın…
“inkar edenler, gökler ve yerler bitişik iken, onları birbirinden ayırdığımızı ve her canlı şei sudan yarattığımızı görüp düşünmezler mi? Yine de inanmazlar mı? “ (Enbiya 30 )
Fazla söze ne hacet.. OL! Dedi OLDU!
kitap 1 : “OKU AMA NEYİ”
31/5/2008 ·

Arka kapak…
“Evrende olup biten her şey, gizli bir kaderle birbirine bağlıdır. Sönen bir yıldız, sırasını hiç şaşırmayan mevsimler, kabaran bir ırmak, doğan ve büyüyen bir insan, deseni önceden belirlenmiş bir örgüyü işlemek için varlık sürerler. Bilim bu muazzam döngünün ve sayısız çeşitliliğin sırarını açığa çıkarmak için can atar ve yalnızca bir aracıdır.
Taşkın Tuna. “Oku Ama Neyi?” de, insanın hallerini, bir roman kurgusuyla ve bilimi, hakikatin aydınlatıcısı yaparak anlatıyor.
Kitapta geçen olaylarla, kişilerin “gerçek” olup olmadığı konusuna gelince… Hayalin hakikati ile hakikatin hayalinin birleşip kaynaştığı bu evrende; neyin gerçek, neyin gerçek olmadığını kim bilebilir ki? “
Kitapta tasavvufun kapısını aralayan bir kişinin edindiği bilgileri okurken hiç bir şey bilmediğimi fark ediyorum.. Kur’an’ın ilk emri olan “OKU” dan yola çıkarak neyi okuyacağını sorgularken Lenün ilmi ile “ıkra”nın hücrelerine iniyoruz.. 600 lü yıllardan sonsuz diye bildiğimiz gökyüzüne oradan halifelere oradan İbni Sinalara Aisteinlara varan geniş bir yelpazede gezinip duruyoruz.. birinin lezzeti damağımızda iken bambaşka bir lezzet yudumluyoruz sonra bu lezzetlerin birbirinden hiç farkı olmadığını anlıyoruz şaşkınlıkla…
Zihnime yer eden bazen de beni şaşırtan birkaç parağraflara yer vermek istiyorum(beni bütün şaşırtan parağraflara yer vermek istem kitabı yazmam gerekir buna eminim J )
“İslam tasavvuf tarihinde isminden asırlar boyu söz ettiren kişi, Hallac’tır. 857 yılında İran’da doğdu. Türkçe’de Mansur olarak da bilinir. 26 Mart 922’de (hicretten 309 yıl sonra çarmıha gerilerek öldürüldü. Küçük yaştan itibaren olağandışı bir zekaya ve üstün algılama gücüne sahipti. Kur’an’ı hemen ezberledi. Kuşkusuz onun zihinlerde kalan ünlü sözü, “Ene’l-Hakk : Ben Hakk’ım” olmuştur. Hallac bir gün öğrencisine “Kabe’ni yık” demişti. Bunun iç anlamı, “Hayatını benim yaptığım gibi İslam uğruna kurban et!” demekti. Zamanın kadısı Ebu Ömr Hammadi, bu simgeli söz yüzünden Hallac-ı Mansur’u ölüme mahkum etti. “
“Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmaz akışında….
Bir garip rüya rengiyle,
Uyumuş gibi her şekil.
Rüzgarda uçan bir tüy bile,
Benim kadar hafif değil.
Başım sükutu öğüten,
Uçsuz bucaksız bir değirmen.
İçim muradına ermiş,
Abasız postsuz bir derviş.
Kökü bende bir sarmaşık,
Olmuş dünya sezmekteyim.
Mavi, masmavi bir ışık,
Ortasında yüzmekteyim.
« Önceki :: Sonraki »




